Yazma Uğraşı

Yazma Uğraşı

Bugünlerde “yazma uğraşı”nı yaşamıma geri döndürmeye çalışıyorum. Yedi yüz elli sözcük yazma hedefi tepede asılı dursa da başka alıştırmalar da yapmaya çalışıyorum. Bir yandan da yazmaya ilişkin fikir uçuşmalarımı toplamaya çalışıyorum.

Son on beş yılda yazma uğraşım işle ilgili ve sunum hazırlamakla sınırlı kalmıştı. Yazılarımın çoğunu yabancı dilden yapılmış çevirilerden hazırlanıyordu. Onları da özümsemekten çok özetleyerek kullanmaya alışkın öğrenme şeklimize paralel şekilde kullanıyorduk. Hızlı okuma yöntemiyle bulduğumuz işe yarayacağını düşündüğümüz bilgi parçalarını Google çeviriyi aratmayacak cümlelerle sunumlarımıza ve yazılarımıza aktarıyorduk. Tez hocam da sürekli “kolaj yapıyorsunuz, bütüne hakim değilsiniz;” diye söylenirdi. Biz ise buna yöntemi kes-yapıştır diyor ve pek de kaygılanmıyorduk. Şimdi ise bambaşka şekillerde yazma uğraşı içinde olmaya çalışıyorum. Kendime, kendince, kendi kendine. Yazmak.

Yazma Uğraşı: Nasıl yapıyorlar
“Kuralları çiğneyebilmek için kuralları bilmek gerekir” saptaması yazmayı öğrenen, geliştirenlere verilen öğütlerin en başında yer alıyor. Yaratıcı yazarlık atölyesinin bu haftaki ödevi için arayış kurgusu olan bir öykü yazılması gerekiyor. Bir kişiyi, yeri, ya da nesneyi arayan karakterin özelliklerinin çok iyi tanımlanması gerekiyor. Güçlü bir motivasyonu olan karakter arayışın sonunda ciddi bir değişime uğrayarak genellikle ilk başladığı noktaya geri dönermiş başarılı örneklerde. Dördüncü versiyonu yazmaya çalışırken “neden böyle oluyor” dedim kendi kendime. Çevremdeki insanların bazıları bir oturuşta yazıp kalktıklarını söylüyor. Bazıları da bir labirenti çözercesine planlar, krokiler çizip aldıkları notları kullanarak bir mankeni ete kemiğe büründürüyor.

Bu yazıyı yazarken de plan olmaksızın yazmaya başladığımdan aralara sonlara ekler yapıyorum. Bir yandan okumak bir yandan günlük yaşamın devam etmesi yeni ekler, yeni saptamalar getiriyor. Dün gece bir arkdaşımla yazmak üzerine konuşurken yazma sorumluluğundan bahsettik biraz. Bir başka yazının konusu olabilir ancak söylediği şey çok hoştu. “Deptim keçe, sivrilttim külah, giy başına git işine diyemem artık diyordu. Yaptığım her ne ise yükünü taşımak lazım”. Kendisinin böyle bir yazı hazırladığımdan haberi yok. Adını buraya yazmam mı doğru yazmamam mı bilemediğimden “adı bende saklı” diyeceğim şimdilik. Sonra belki, neden olmasın? Üzerinde düşünülecek bir konu daha: Yazma Etiği

Yazma uğraşı: Nasıl yazmalı
Herkes kendine göre bir yol buluyor yazmak için. Adalet Ağaoğlu’nun hem kendisi başka yazarların nasıl yazdığı hakkındaki yazıyı okumak çok keyifliydi. Yıllar yıllar önce Bursa’da Ezgi Kitabevi’nin* eski yerinde yapılan bir sohbetteki kadar sıcacıktı.“Benim yöntemim, neredeyse yöntemsizlik” yazısını okuduğumda buraya almadan edemedim. Yazının sonunda defterine aldığı bir notu da bizimle paylaşmış: “Ne yazdığımla hemen hemen hiç ilgilenmeyen bir dergi ne yöntemle yazdığımı bilmek istiyor”. Bir düşünme konusu daha.

Nasıl Yazıyorlar: Adalet Ağaoğlu

yazma uğraşı
Adalet Ağaoğlu “Fikrimin ince gülü”

Yazma uğraşında olanlar nasıl yazmalı sorusuna cevap aradığında pek çok kaynakla karşı karşıya kalıyorlar. Yazmaya zorlanırken bir de okuma karmaşası çıkınca vazgeçmek işten bile değil. Google’da yaptığım yazma uğraşı aramasında karşıma ilk çıkan kitap

Yazma uğraşı

https://www.metropoliskitap.com/yazmaugrasi

“Yazmak, öyle sihirli, gizemli bir iş değil. Bu aslında bir çeşit zanaat, bir süreç, bir dizi adım. Her süreç gibi yazma süreci de bazen tıkanabiliyor. … Yani aslında yazma eylemi, içinde her zaman sorun çözme uğraşını barındırır. Fakat kimi zaman işler o kadar ters gider ki yazar boğuluyormuş hissine kapılır, batmadan önce de bir can simidine uzanmaya çalışır. İşte bu kitap, böyle bir can simidi işlevi görüyor”. Yazma eylemi sırasında her yazarın aşağı yukarı yola çıkış, organize olma, odak noktası bulma, dili tutturma, taslak metin, durum değerlendirmesi, İyileştirme süreçlerinden geçtiğini belirtiyor.

Ben bu aşamalardan taslak metin ve iyileştirme arasında gidip geliyorum sürekli. Yazıyorum düzeltiyorum, yazıyorum düzeltiyorum.defalarca geri dönüşler düzeltmelerle ola çıktığım halinden bambaşka bir metin olarak tamamlanıyor. Kavramların hiç biri ne bana ne de yazma uğraşısına bir yerlerden bulaşmış kişilere yabancı değil. Pek çok yerde yazma işinin bir matematik, sistematik olduğuna dair de görüşlere rastlamak mümkün. İki arada bir derede kalanlar için yol gösterecek çeşitli yazarlık/yaratıcılık atölyelerine ulaşmak artık çok kolay. Teknolojinin yardımıyla sanal atölyelerden, turizme de katkısı olan “yatılı” atölyelere kadar pek çok alternatifi bulabilirsiniz.

Ursula K. Le Guin’ Dümeni Yaratıcılığa Kırmak ; Hikaye denizine yelken açmak için bir 21. Yüzyıl kılavuzu; kitabında yalnız bir denizci ya da asi bir tayfa olarak ya da her ikisi de olabilirsiniz yazma uğraşına girişmiş ancak sorunlarla karşılaşmış kişilere basit yöntemlerle bunları aşabileceğinizin müjdesi veriyor. Ancak “yazarken yalnızsınız” diyor. Yazar sesinizi bulmaya en iyi, kendi kendinize sessizce çalışarak yaklaşabilirsiniz” diyor.

Yazma uğraşı: Ursula K. Le Guin

Başka kitaplarda var yaratıcı yazarlıkla ilgili Türkçe olarak basılmış olanların bazılarını buraya yazıyorum. Murat Gülsoy: Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık. Semih Gümüş: Yazar Olabilir miyim?, Aydın Şimşek: Yaratıcı Yazarlık ve Deneysel Düşünme. Yeşim Gökçe: Ben Büyüyünce Yazar Olacağım.  Danell Jones: Virginia Woolf’tan Yazarlık Dersleri. Stephen May: Yaratıcı Yazarlık.
İşte kalem işte defter. Hadi bakalım..

Not: *https://twitter.com/ezgi_kitabevi
Plansız yazmanın sonuçları karşımda duruyor. Metin hemen hemen son haline aldı. Yaklaşık bin sözcük yazmışım. Şimdi onları yeniden gözden geçirip yedi yüz elli sözcüğe indireceğim.Ayrıca blog sayfasının okunabilirilik ve görünebilirliğe ilişkin uyarılarını görmezden geleceğim. en azından şimdilik.

Bir cevap yazın